ağız boşluğunda bulunan, çizgili kaslardan oluşmuş, lokmanın biçimlenmesinde, yutma, tat alma ve konuşmanın biçimlenmesinde görev alan çok hareketli bir organ, glossa, lingua.
yiyeceklerin tatlarını almaya yarayan organ; dilin ön tarafı tatlı, yanlar ekşi ve tuzlu, arka tarafı ise acı tatlarını algılar.
dilin temizliği ağız kokusu açısından önemlidir.
hem en güzel hem en kötü olandır.
bir kralın ülkesine ziyarete bir diğer ülkenin çok sevdiği kralı gelecekmiş. kral yardımcılarına yemekte ne sunacakları hakkında fikir istemiş. yardımcılar türlü türlü şahane yemek isimleri söylerken bir yardımcı dil sunalım demiş. kral şaşırmış, çok önemli bir şahsa bunu mu layık gördün demiş. yardımcı, efendim lütfen dinleyin. dil öyle güzel birşeydir ki en iyiye layık olandır. o ne güzel şeyler söyler, olmayacak yoktur onun güzel sözleriyle demiş. kral bu fikri beğenip yardımcısına hak vermiş ve bunu sunmuşlar. kral komşu ülkeden gelen kral arkadaşına anlatmış, çok mutlu olmuş arkadaşı. ağırlanmış ve dönmüşler.
aradan zaman geçmiş, kralı ziyarete bu sefer hiç sevmediği bir kral gelecekmiş. gene sormuş yardımcılarına ne sunalım yemekte bu krala diye. gene diğer yardımcıları birbirinden tatsız tutsuz birbirinden çirkin yemekler söylemişler gene aynı yardımcı gene aynı şekilde dil yapalım demiş. kral bu sefer çok sinirlenmiş. sen benimle dalga mı geçiyorsun yahu demiş. en sevdiğim arkadaşıma sunduk o yemeği bu adamı sevmem etmem niye dil sunalım demiş. bu sefer yardımcısı krala sinirlenmeyin efendim demiş. dil o kadar kötü bir şeydir ki, insanı yerden yere vurur, kavgalar çıkarır, ölümlere yol açar. dil sunarsak sizdeki yerini anlar o na göre davranır demiş.
işte böyle sevgili yazar arkadaşlarım ve okuyucular. nasıl kullandığımıza bağlı dilimizi. öyle kullanırız olmayacak işler olur şaşırırız, öyle kullanırız olmayacak işler gelir başımıza.