forgotten realms adlı serinin bas karakteri. cok yetenekli bir drow dur ancak hisleri ve davranıslarıyla drow lardan ayrılır basbaya iyidir lan bu cocuk.
bir rangerdır drowlarda alışılmadık menekşe rengi gözleri vardır. dövüşçülük yeteneğini zaknefein öğretmiştir. yanında iki pala taşır tam bir kılıç ustasıdır. iyi özellikleri kendini diğer drowlardan ayırır.
drow gibi olmayan drow. hayatının anlatıldığı kara elf üçlemesi nerdeyse lord of the rings serisi kadar başarılıdır. sahip olduğu insansı duygular nedeniyle drowların arasında yaşayamaz ve menzoberranzandan kaçar. eğitiminin ilk bölümünü öz babası zaknafeinden geri kalanını drowların akademisinden alır. kılıçtaki ustalığının olduğu gibi drowlardan farklı olan özelliklerini de babasından almıştır*. yanından ayırmadığı 3şeyden 2si palaları diğeri ise sadık kedisi guenhwyvarın oniks heykelciğidir. sevdiğim fantastik karakterlerdendir.
asıl adı drizzt do'urden olan dark elf ya da night elf tir.çocukluğumdan beri hayranı olduğum iki silah (uzun elf yayları ve çifte yatağan/pala) tan birini kullanan tam bir kılıç ustası.. hayatı kendi kendine keşfetmiş, varolduğu çarpık düzene isyan etmiş devrimci.. daha sonra kendisini mielliki ye adamıştır, içinde korucu ruhu taşır bu zat.. ilk okumaya basladıgımdan beri ideallerimin her açıdan örtüştüğünü düşündüğüm karakterdir.
nasıl bir tarzı olduğu konusunda derin endişelerim var.
atina diyor, pizza diyor, remember-november diyor sonra insanların kafasını karıştırıyor. muhtemelen okuduktan sonra "nasıl da yazıyor aslanım benim, bambaşkaymışsın" tarzından yorumlar da alıyordur.
lan bunları biz tarih sınavında yapıyorduk. cevabı bilmediğimiz soruda osmanlı'nın kuruluşundan giriyor lale'den çıkıyorduk. 60 yaşındaki hocalarımız dahi yemez olmuştu son zamanlarda.
"yok efendim olay öyle değil bu benim tarzım" diyorsa; insanlığa açmalı artık bu cevheri. girilerinden anlamamız gerekeni anlayamıyoruz lan, gözlerime uyku girmez oldu düşünüyorum o karmaşıksal yazıların anlamını. zekamız kavuşmuyor be hacı.
"saçma sapan yazıyorum, akılları alıyorum"sa amacı eyvallah. yoksa kendisinden talebim daha açıklayıcı bir anlatım tarzı kullanması. bu kadar.
ayar..ayar...ayar...ayar...ayar...ayar... allahım ayar vermek için deliriyorum! biri bi' şey dese de hemen ayar versem, hem de en anlaşılmaz biçimde yazarak. ayar... ayar... ayar... mazlum'u getirin bana, ayar vereceğim!
yazı tarzı bile olmayan yazar. 'saçmalayarak akılları karıştırayım, ordan ekmek yiyeyim bari' düşüncesinde sanırım. hayır diyorum lan ben mi aptalım, anlamıyorum acaba diye ama yok. adamın anlattığı bir şey yok ki anlayasın. birbirinden tamamen bağımsız, garip cümleler bir araya geliyor ve evet bebeğim, ayar verdiğini düşünüyor. üzülmemek elde değil gerçekten.
"ne gerek var?" diyorum kendisine buradan. umarım gerekli mesajı almıştır. hayır alabilecek kapasitesi olduğuna da inanıyorum. eminim hatta.
tarzı konusunda eleştiriliyor. doğru temelinde, yazdıkları fazlası ile yüzeysel, herhangi bir anlam ifade edemeyecek kadar sığ argümların birleşiminden temelleniyor. gerçi şu ana kadar rast geldiğim entry'lerinin büyük çoğunluğu; ham aşık hissiyatının kelimelere dökülmesi ile, muhtemelen intihal yapılarak yazılan entry'lerden oluşuyor. iü sözlük'ün ortalama yazar profiline hitap edebildiği için de çok fazla göze batmaması normal.
ancak kendisi hakkında yapılan eleştirileri cevaplama tarzı sıkıntılı. narsizm'in uçsuz bucaksız denizisnde kaybolmak için; iü sözlük'ün dingin suları her ne kadar son derece elverişli olsa da; yine de yazılanlar "ben iyi yazıyorum" tandanslı olunca, göze batıyor. kendisi gerçekten de iyi bir yazar olabilir, entelektüel birikimi muazzamdır, bunlar normal.
ama her durumda düşüncelerini yazıya dökmekte son derece başarısız. daha dingin entry'lerden sonra biraz kendisini geliştirip öyle polemik kovalasa, kendisini şiirlere verse, hayat bayram olsa?
çok taşaklı yazar olm. öyle böyle değil. yıllardır nice sözlüklerde yazdım- bak burda niçe diyip ortamı sulandırmıyorum- görmedim böylesini.
3 tane yazarı 7 cümlede harmanlayıp lahana turşusuna bağladı, yazar oldu. ne diyeyim lan. çok eğlenceli bir yer burası.
sonunda kendine dair birşeyler çizerek genel bir cevaplama yapması gereken yazardır.
drizzt do urden bu sözlükteki bir birikimin ve akımın sonuç cümlesidir. bir yıla yakın süredir sözlükte değişik şekillerde varlığını sürdüren, varlığı sebebiyle rahatsızlık yaratan, çaylaklık ve pilotluk da olmak üzere birçok tecrübeyi bünyesinde barındıran bir oluşumdur. yalnız bir yazar değil, kişisel birikimindekileri insanlığa yansıtan bir karakter ve örnektir.
islam düşüncesiyle pişmiş, liberal bir akım içinde büyümüş ve son dönemlerinde çeşni olarak sola bulanmış bir idealdir. halen elindeki kitap listesiyle ve akıl üstatlarının yönlendirmesiyle yeni bir ekol olarak büyüyen bir beyin fırtınasıdır. ayar vermenin en güzel örneklerini yine bu sözlükte ortaya koymuş, birçok siyasi, kültürel ve dini konularda sağlam ve farklı ekollerin yetiştirdiği kalemlerle tartışmalarda bulunmuş, bu bağlamda sağlam arkadaşlar edinmiştir. kendisini sözlüğe kazandıran kişi ise şu an da hayatındaki en önemli kişidir.
yazdığı hiçbir yazı da intihal de bulunmamış, alıntı yaptığı tüm yazılarda alıntı yaptığı yerleri belirtmiştir. yazdığı her şiir ve düzyazı noktalama işaretlerine kadar kendi beyin fırtınasının mahsulleridir. yeri geldiğinde ironik, yeri geldiğinde ciddi ve yersizlik ve densizlik yapanlara karşı da gayriciddi yazılar kaleme almış bir sahne sanatçısıdır.
birikimsizlikle suçlanamayacak kadar asil, kendini diğer bireylerden üstün görmeyecek kadar acizdir!
dikkate alınmayı beklemeyen, tepkisini bu amaçlarla vermeyen ve sözlük gibi bir oluşumdan hiçbir beklentisi olmayan bir söz cambazıdır.değer verdiği insanlara sonuna kadar arka çıkan, hata yaptıklarından onları ilk eleştiren kendi çapında düşün insanıdır.
şöyle bir yazdıklarına baktım da; meğersem drizzt bir sözlük yazarı değil; batman'in ta kendisi, superman'in silah arkadaşı, can yücel'in ilham kaynağı, robert de niro'nun karizması imiş. işte temelinde söylediklerimi, kendi özgür irademe göre yapmamasını salık verdiklerimi üstüne koyarak yapmış ki; şu saatten sonra bu başlığa yazmak; milan kalesine doldur boşalt'la gol atmaya çalışmaktan daha akıllıca olmayacak.
yahu nasıl bir insan kendisini böylesine övebilecek bir özgüvene sahip olabilir anlamak çok güç tabi. anlamadığım için kısa ve öz bitiyorum; şu yazılanlardan anlaşılan tek bir şey var;
elmas gibi adam. ekşi'ye 20 milyon avro bonservis bedeli ile transfer olup teo'dan boşalan coder'lık mevkiine en kısa zamanda kurulacağını düşünüyorum. zira böylesine bir birikim; burada harcanıyor. üzüldüm.
ha bir de beyin fırtınası ne lan? ahahaha. kaç kişi yapıyorsunuz siz onu;
islam düşüncesiyle pişmiş, liberal akımda büyümüş solcular sizi?!!? hakikaten takdir ettim ben bizzat kendim. benim de bundan sonraki hedefim; kabala düşüncesiyle pişmiş, komünizmi özümsemiş nefis bir vakit yazarı olmaktır.
sözlükte bana en keyif veren adamlardan biridir. tüm sinirimi stresimi alır kendisi. geri gelmiş sol frame i nikiyle coşturmuş. ben de katkı yapayım dedim.
bambaşka bir sivil arkadaş, böyle çıkarımlar yapıyor falan yapanlara da canı gönülden inanıyor. götümle gülüyorum lan. (°bkz: cem yılmaz başörtüsü yasağına karşı )
amına koyayım converse var lan, genç siğilmiş, şaka mısınız lan!?
sol frame i pentagram manyağı yapmış yazar. buradan pentagram hayranı olduğunu anlıyoruz. gstktp diyorum kendisine.
edit : oha diyorum burdan eksi verene. kaç ay oldu lan yazalı allahsız.