beni bu eylül öldürecek
bir ask kadar zehirli,bir orospu kadar güzel. zina yataklari kadar akici,terkedilisler kadar hüzünlü.
sabah serinlikleri; yeni bir askin haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bagbozumu rengi soluklari kadar ürpertici.
Öglen günesleri; üzüm salkimlari kadar sicak.
aksam rüzgarlari; tene dokunan bir kamçi kadar sehvetlidir.
ben her yil ölümü ve aski bu ayda beklerim.....
ve eylülün çiplak ayakalrina bir yazi birakirim.
eylül sabahlari; kiliçlar kadar keskin isiltilariyla
tenimi kanatarak uyandirir beni.
ben eylüle akarim.
bir hüzün gibi akarim ben eylüle kanayan bir ask gibi,
siyah sallara bürünmüs,genç bir ölüm gibi akarim.
seviserek,aglayarak ve ölerek akarim ben eylüle.
her yil,hep ayni vakitte,genis bir irmak gibi
bütün hayati berrak sularinda yikayarak gelir,
beni ve herseyi koynuna alarak,
bir meçhule hüznüyle emzirerek götürür hep.
kadinlari ve hüznü eylülde severim...
keman konçertolarini,
aksam saatlerinde bir bir isik yangini ile kipkizil tüten
yalniz agaçlari,ürkek tebessümleri ve edepsiz kahkahakari severim.
lacivert bir deniz benim ellerimde oynasir.
sahiller,yasli bir kadin gibi kendine terkedilir
sarkilar,incecik bürümcükten acilar vaad eder her dinleyene
bitenin baslayana dokundugu yerdir eylül...
onun için yanik yanik tütsü kokar,
onun için degdigi yeri kanatir.
eylülde ask,eylülde aci,eylülde yalnizlik zordur,
eylülde hersey zordur,ben eylülü onun için severim.
eylül isiklarinda çirilçiplak ruhlar yikanir
herkes herseye kapisini aralar bir ask oluverir asinalik.
Ölüm kivircik saçlarini hayatin gögsüne dokundurur.
aski ve ölümü ben hep bu ayda beklerim.
nasil da mahsun ve nasil da tehditkardir.
ben eylülde bütün asklardan ve ve kadinlardan korkarim...
ben her yil eylülün çiplak ayaklarina bir yazi adarim.
ve ben eylüle akarim
bir hüzün gibi akarim ben eylüle,
kanayan bir ask gibi akarim,
siyah sallara bürünmüs bir genç ölüm gibi akarim...
.
mehmet raufun bir kitabi..yazildigi donem icerisinde degerlendirildiginde devrim olarak kabul edilen kitapta; yazar,evli bir kadinin askini uzun ruh betimlemeleriyle,tahlillerle anlatir * , turk edebiyati icerisinde ilk "psikolojik roman" olma ozelligine sahiptir ayrica..
gun batiminin daha once olmadigi kadar guzel oldugu, veranda da kitap okurken esen meltemin ruhunu oksadigi, kuslarin belikide ilk defa nereye gittiklerini bildigin, telasli sicak gomleklerin bi kenera birakildigi, sevgilinin omuzlarina hirkasini orttugun, bakislarin derinlestigi artik insanlarin kendi kabugunda dinlenmeye cekildigi aydir eylul.
senden aldım yine ilhamı
yüzünden aldım gözümden gitmiyor aşkım
bekleme kendini göster
benden aldın beni bitanem
götürdün ama uzaktan olmuyor aşkım
bi haber kendini gönder
eylülün ortasında ha yak beni yağmur öncesi
kırmızılar içinde güller kıskanır seni
ey aşk nihayet
kalmadı yarama basmayan
gül yerine diken kokladım
Çal kapıyı gel yar yine
aşkına nihavent şarkılarla avundum
sen yerine hüzünle doldum
Öyleki sana vuruldum
yine aynı şarkı başladı bile
bu mevsim böyledir rüzgar gelir
islanmışım ben gözyaşlarımdan
bu mevsim böyledir aniden gelir
eylül aniden gelir
eylül aniden gelir