liseye giden kardeşimin inglizce yerine öğrendikleri hayvan gibi zor olan ön dön mön katır gibi kelimeler bulunan dil ayrıca son olaylardan sonra nefret ettiğim ülkenin dili.
yazları kuşadası`nda tezgahtarlık yaptığım dönem içersinde öğrenmeye çabaladığım öğrendiğimin bir çoğunu unuttuğum lisan. kesinlikle karizmatik ve seksi....
bir de fransız erkeklerinin son derece kaba olduğunu duymuştum. fransız ablaları götürmek için bir iki kelime iltifat duymanız yeterli. misal;
tü e merveyyö; sürtu tez yö....
okunuşu böyle de yazılışı nasıl bilmiyorum.
lisede ikinci yabancı dil olarak zorunlu seçtiğim dil *. kelimeleri dişi, erkek diye sınıflandıran, bunları ezberlemeden bir .ok yapamadığınız, sürekli fiil çekimleriyle çıldırma raddesine getiren, bir senede baya öğrenmeme rağmen konuşma fırsatı olmayınca pek birşey hatırlamadığım konuşması oldukça zevkli olan dil.
yeni aldıgımız pes 6* oyununun dili. evet malesef cd fransızca cıkmıstır. ve bize "super defansisi"* diye gunlerce makara yapılacak bir cumle armagan etmistir.**
kendi kendine ogrenmenin cok zor oldugu okunusunun 3 hece olmasına ragmen yazılısın uc kelıme oldugu (s il vous plait = silvuple= lütfen) sozcukler ıceren ogrenmeyı cok istediğim dil.
latince? nin köylü aksanından türeyen dillerdendir. aynı ispanyolca ya da portekizce gibi. konuşurken dile gereksiz nüans verirler. bunun kulağa müzikal geldiğini ya da dili estetik kıldığını düşünürler ama kulağa yapmacık geldiğini hesaba katmazlar. harf israfı had safhadadır. bunun sebebini kendileri de bilmezler. olsa olsa ulusal komplekslerle alakası olsa gerektir. yoksa hangi akıllı insan champelyesse yazıp şanzelize diye okur ki
yabancı dil öğrenecek bünyenin bu işe önce fransızcayla başlaması yerinde bir davranış olur. zira fransızca bilen biri için ingilizce öğrenmek kadar basit bişey yoktur.
fransa dişinda, belçika ,kanada, isviçre, lübnan, çad, gabon, tunus, cezayir, fas, fildişi sahilleri, senegal, kamerun, haiti, madagaskar ve gine gibi ülkelerde de konuşulan dil. bunda fransizlarin sömürge coğrafyası olarak afrika`yi seçmelerinin büyük etkisi vardır.
fransızca, "ayy ne kibar dil" diye sallanmış bir dil değildir, gerçekten -dilbilimleri açısından da- dünya üzerinde yer alan diller içinde fonetiği en yüksek dillerden biridir, fonetiğiyle meşhur bir diğer dil de farsçadır. zaten latinceden doğan fransızca da hint-avrupa dilleri ailesine bağlıdır, dolayısıyla fransızcada, farsçada yer alan kelimelerle ses benzerliği bulunmaktadır.. öte yandan, harf israfı denen şey, tamamen orta çağ fransız hattatlarından doğmuştur, çünkü o dönemde hattatlar harf başına para almaktaydılar, dolayısıyla bu konuda da yine yanlış bir genelleme yapılmış... istisnalarının çok olduğu da gerçektir fakat genellikle kolaydır, istisnaların miktarı bakımından rusça ile karşılaştırılamaz bile... dişi-erkek ayrımına hep çullanılır, oysa ispanyolcada da, rusçada da, almancada da bu vardır, ama niyeyse onlara bu suçlama hiç yöneltilmez... nerdeyse hepimiz ingilizce öğrenen bireyler olarak, latincenin en gelişmemiş bu dilini öğrendiğimiz için, grameri ağır olan dillere hemen çullanma alışkanlığımız var, fakat şu bir gerçek ki, gramerinin ayrıntı zenginliği, bir dilin gelişmişliğini de göstermektedir; ki bu gelişmişlik, göçebe dillerde değil, yerleşik hayata geçmiş dillerde görülür, fransızca, almanca, arapça gibi bilim ve edebiyat alanına yüzyıllardır hakim olmuş diller bu zenginliğe sahiptir. öte yandan, farnsızcadaki nazal sesi, pek hor görülür fakat her dil kendisine göre boğuk nazal seslerine sahiptir, ki buna türkçe de dahildir. fransızca hakkındaki bilgisi "doktoğğ ğeno pağği" reklamından öteye gitmeyen bireyler, elbette onun gereksiz derece gırtlaktan olduğunu zannedebilirler, fakat hiçbir fransız o -r- sesini kusar gibi ğğğrrr diye vermemektedir, lütfen abartılı ve komik olduğu zannedilen reklamlara inanmayalım. kaldı ki, fransızcada nazal sesinin kullanıldığı tek harf r değildir, "non" (hayır) derken de, n sesi gırtlaktan çıkarılır, kelimesine göre r, n, m ve bazı sesler daha gırtlaktan çıkmaktadır; oysa kimse bu seslerle dalga geçmez, sadece r sesi ile dalga geçer, çünkü ancak onu bilmektedirler... elbette hiç kimse bu dili güzel bulmak, hastası olmak zorunda değildir * ancak zengin, köklü ve fonetik bir dil olduğu da aşikardır.
beş aydır uğraştığım ve sanırım artık günlük konuşmaları kotarabilecek kadar öğrendiğim,biraz daha öğrenebılmek adına her sabah gittiğim okulcukta (°bkz: yabancı diller yüksek okulu)öğrendiğmiz harika dil.. evet belki zor, belki ilk etapta uzun bir süre konuşulamıyor ama bu çaba sarfetmekten vazgeçeceğimiz anlamına gelmiyor...
3 sene boyunca ogrenmeye calisip da hala karnemde 1 olan dil. aksanlari cok ugrastiri adami. anlayamazsin, konusamazsin, ogrenemezsin hiç ugrasmamak gerek.