bilkent busel how to cope kitabında lissininglerin birinde hakkında bilgi alabileceginiz eser. 4 tane ana tema üzerine kurulmus en önemlisi galiba atti, savasin dehsetini anlatiyor, ayrica irak savasina karar veren toplantida bu gecegi unutmak icin üzerinin ortuldügü soylenir, siyah beyaz bi tablodur besiktas taraf tutmaz insandan yanadir.
-bu tablo basklıların eski kutsal şehri olan guernica'nın 26 nisan 1937 tarihinde, alman hava kuvvetleri tarafından bombalanmasını ve bunun sonuçlarını çarpıcı biçimde anlatmayı amaçlamıştır. bombalamanın sonucunda 1600 kişi ölmüş, 900 kişi yaralanmıştır.
kaynakça: uk.geocities.com/...
ispanya'nın kuzeyindeki ayrılıkçı bask bölgesi içinde yer alan şehir. ikinci dünya savaşında almanların condor lejyonlarınca hava saldırısına maruz kalmış ve adeta haritadan silinecek hale gelmiştir. ayrıca o dönemde fransa'da sanat hayatını sürdüren ünlü ressam pablo picasso'nun, ispanyol iç savaşını ele aldığı ünlü tablonun ismi.
picasso'nun kübizm anlayışının içerisindeki simgesel yaklaşımlarını da inceleyebileceğiniz, sanatla siyaseti harmanlayarak ortaya çıkarılan ve bütünü oluşturan her bir parçanın kendi içerisinde bir bütün olduğunu göreceğiniz kübist anlayışın belki de en baskın eseri.
yaklaşık olarak 3.5 metreye 8 metre boyutlarında olan devasa bir tuval üzerine yağlı boya ile çalışılmış olan bu eserde renklerin psikoloji üzerindeki etkisi göz önüne alındığında sanatçının neden koyu tonları tercih ettiğini anlamak mümkündür. zira bu eser acı, savaş, cinayet, iktidar, katliam, umut gibi birbirinden uç anlamları bir arada barındırmaktadır.
çözümlemesini yapmak gerekirse konu içerisinde yer alan kırılan kılıç, avize, meşale, boğa, at gibi simgeler bize yardımcı olmaktadır. bu ufak tüyolar baz alınarak esere bakıldığında her şeyiyle kavramak, onun ruhunu anlamak bir aynanın sizi yansıttığı kadar açıktır.
guernica için arama sonuçları toplam birkaç sayfada gösteriliyor.
1- ogame de kaynakların sömürülmesi stratejisiyle hayatını idame ettiren bir oyuncu.
2- pablo picasso'nun ne anlama geldigini hala çözemediğim bir eseri. (anlamamak degil anlamak istememek ayıptır.)
3- gazi universitesinde ağa'lığa soyunmuş hukuk ögrencisi
4- arkadaşları tarafından sevilen hobbit sever elf manyagı
5- bizim evin hazır evladı.
6- bir ilahiyatçı ve felsefe doktrini
7- bir edebiyatçı
8- emine isimli kızların sevgililer listesinde adı geçen bir karakter.
9- emine isimli kızlardan çok kazık yemiş bir meczup
....
devam edeyim mi guernica ?
sağda solda pek rastlanmayacak insanlardan bence guernica.
genellikle her yerde içi boş konuşmalarla kafanızın dolduğu sıradan sohbetler olduğundan, böyle nitelikli ve dolu şeyler hakkında konuşmayı, fikir yürütmeyi, analiz yapmayı bilen insanların olduğunu bilmek gülümsetici ve rahatlatıcı.
onunla konuşurken yorulmadığınızı, aksine kendinize birşeyler kattığınızı anlayabiliyorsunuz.
bir picasso şahaseri... ispanyanın bask bölgesindeki bir kenttir ayrıca... yapılan saldırılarla ünlüdür..
bir general picasso'nun sergisini gezer ve gezerken picasso'ya sorar (guernicayla ilgili) -bunu siz mi yaptınız gerçekten?
-"hayır efendim siz yaptınız" diye cevap verir.
şehir efsanesi olması da kuvvetle muhtemeldir. aynı zamanda bu tablo dışavurumcu tarzın gerçek anlamda resme yöneldiği noktadır da denilir. denilir de denilir.. artık sen neye inananırsan kardeş...
kendisini ve sözlükten ayrılma isteğini sonuna kadar anlıyorum.
gerçekten çoğu ortamda olduğu gibi, sözlük ortamında da ahlaktan ve insanlıktan nasibini alamamış, çocukça ve bayağıca davranışlarıyla insanlara rahatsızlık veren tipler var.
şunu düşünüyorum ki guernica bu konularda insanların haksız suçlamalarına karşı son derece hassas biri. eğer yazmaya devam etseydi eminim ki fikirleriyle insanlara güzel şeyler gösterebilir ve katabilirdi.
şimdi sözlükteki insandan ne kazanıcam ben diyorsunuzdur ama demeyin. sokakta, okulda, yolculukta hemen her yerde kısa süreli bile olsak bir kaç cümle edebildiğimiz insanlardan bile birşey öğreniyoruz aslında. bazen farkında olarak, bazen farkında olmayarak.
bu bağlamda guernica'nın insanlar üzerindeki olumlu etkisinden sözlüğün yararlanayamayacak olması üzücü. ama onu anladığım taraf da kendisini bu karmaşa, anlayışsızlık ve cehalet içinde görmeyi kendisine yakıştıramaması.
çok haklı. kesinlikle söylüyorum ki guernica ve onun gibi sözlük kullanıcıları sözlüğün şu anki haline kat kat fazla.
ilerlemeye ve gelişmeye gerçekten açık, nazik ve kültürlü insanları bulmak zor. o yuzden onu tanıdığım için memnunum.
üslup kurbanı yazar. ben söyemiştim zamanında gibi gereksiz safsatalara girmeyeceğim şimdilik. onun da zamanı gelecek ama şu an bundan bahsetmek gereksiz. bir sonuç vermeyecek ne bana ne guernica'ya. faydalı şeylerden bahsedeyim şimdi. sosyal gerçeklikler, önyargılar falan filan.
olayın temelinde guernica'nın son derece nazik ve kibar bir insan olması gerçekliği yatıyor (son derece nasıl bir sınıflamaysa). bu gerçekliğin sınırlarını ve ne derece de sahibi tarafından benimsendiği hakkında ayrıntılı bir fikrim yok. olmasınada gerek yok. yansıttığı kişiliğin böyle yazılı ortamlarda beş para etmeyeceği ve hunharca harcanacağı ortada. bu dışardaki bir adamın vicdanına dokunup ona hayatın amacı ve geçmişi hakkında bişeyler anlatmaktan apayrı bir konu. daha yüzeysel daha vurdumduymaz tepkiler alacak çünkü. "sözlerinin derinliği anlaşıldığı kadar olacak" deyip konu kapatılabilir.
işin ilk bakışta garip gibi görünen ama devamında önyargılara dayanan karmaşık tarafı da burda devreye giriyor. bu yönde önyargıları besleyen temel öğenin ego gerçekliği ve yansıması olduğunu söylesek çok da yanlış olmaz. geçmişin akışında da durum aynıydı hala da aynı. basit bir farklılık var. guernica vazgeçti. bu kadar.
kendini eleştirdi bu adam. okudum ne yazdıklarını. keşke yazmasaydı. keşke diyorum ama benim için bir etkisi olduğu için değil. umursamam. özeleştiri kişinin kendi yargılarına bağlıdır sonuçta falan filan. bu yargıları toplumun genel yargılarıymış gibi yansıttığın an herkes tarafından yargılanmaya başlarsın. bu yargılama da olay tarafsız ve adil bir şekilde ele alınmaz. haksız olarak kabul edilirsin ve altından kalkman beklenir. başarısız kalınan nokta işte tam burası. guernica kendi eleştirisini yansıttığı an tarafımızdan yargılanmaya, kaale alınmamaya başlandı. belli argümanlarla ve açıklamalarla savunmasını bekler oldu insanlar ama bu açıklama asla onu kurtaracak düzeyde olmayacaktı. farkettiği an gitmeyi tercih etti zaten. bu açıdan mantıklı bir hamle.
bu hamle başarılı mı değil mi ilgilenmiyorum. yazının başında dediğim gibi üslup noktasında kilitleniyor. pek çok halt yesen bile bunu yansıtmayacaksın yada en azından bundan pişmanlık duymayacaksın.sebepler-sonuçlar. saçma sapan da olsa savunup arkasında duracaksın vb iğrenç yüzeysellikler. bunlar benim değerlerim değil. yaklaşımın etkili olması için gereken basit birkaç yöntem. haa yapıyor muyum bunu ben. asla. (asla kelimesi burda yanlış yapmayan bir insan olduğum anlamında değil. yansıtmamayı, özeleştirilerimi etkili olsunlar, afişe olup normalleşmesinler diye kendime yapıyorum anlamında.) guernica denedi ve tutmadı.
guernica gidiyorsa benim burada ne işim var diyerek sözleşmesini tek taraflı fesh eden biri olarak neanderthal. ki beni de buraya davet eden kendisidir. elveda sözlük. elveda sevenlerim veya sevmeyenlerim.
@538437 - @540290 bi gidip bi gelen sözlük yazarıdır. zihninin bulandığı apaçıktır. bu dönemler kendi haline bırakılması gerekmektedir. ciddiye alınmaması önemle belirtilmektedir.
"e tabi meyve veren ağaç taşlanır" diye düşünen yazardır. keyfinin kahyası çoktur. e neyi nasıl yapacağı da kendine kalmıştır. arada bir hortlar, çarpılması gerenleri sıradan çarpar. sonra döner uykusuna. birileri sataşsa da ona, onun muhatap aldıkları bellidir.
bence olmaması gereken bir durum gerçekleşmiştir. guernica sözlüğe veda etmiş. başka sebepleri var ise ona bir lafım yok. ama malum sebepler yüzünden ise bence veda yerine bomba gibi bir giriş yapmalıydı. gerçekten bir taraf tutmadan yazıyorum. bence bu biraz kaçmak gibi oldu, savaşmadan, fikrinin,düşüncenin arkasında durmadan çekip gitmek gibi. olmadı.
edit: sözlükten tam anlamıyla çıkmamış. uyardı beni az önce. bence doğru olanı yapmış, sevindirmiştir.