sinirden kudurten şeylerdendir efendim.son derece gaz bir şekilde kadrolar kurulur,amua goyacam,eline verecem moduna bürünülür,formalar giyilir,sahaya çıkılır.
kağıt üzerinde baktığın zaman sizin takım daha üstündür,ele vermemek için hiç bir neden yoktur,özel seyirci bile gelmiştir,ayy ne heyecanlı..
akabinde maç başlar ama maçın hemen başında rakibin dana gibi pres yapması bir türlü oyun kuramamanıza neden olur..top nereye giderse 3-5 rakip oyuncu oradadır.pas atmak istersin atamazsın,çalım denersin nereye kadar??
peşinden ilk gol yenir,hemen akabinde 2 de gelirse boku yediğinizin resmidir zaten.neyse,illa yorulurlar biz de koyarız dersin,ne de olsa top tekniği olarak üstündür takımın.ama rakip bir türlü yorulmak bilmez,aksi gibi çok da organize oynamaktadırlar.evet,belki bireysel olarak senden yeteneksizdir ama bu eksikliğini tek top yaparak çok güzel örtmektedir rakip.
sonra 3 ve 4. goller gelir..takım toplanır,amua goduklarım biraz paslı oynayalım adamlar anamızı belleyecek rezil olacaz denir..3 kere oley dendinten sonra sahaya dönülür..
o ilk gazla bireysel becerilerinde yardımıyla zorlama goller atılır ama hala eksik bir şeyler vardır..rakip hala daha eşşek gibi koşmaktadır ve sen koşmaya alışkın olmadığın için bir türlü ayak uyduramıyorsundur,takım tel tel dökülüyordur..
son çare kenarda oturan sevgili ve tayfasına rezil olmamak için artistlik hareketler peşine düşersin,sözüm ona ben iyi oynuyorum ama takım kötü havası vereceksindir ama mamafih,adam topu alamazsa kavala vurduğu darbelerle ayaklarını yerden kesmeye başlar.tırsar,bunlardan da vazgeçersin..
sonuç olarak eline aldığın bir sağ diz,yediğin fark ve ertesi sabah gideceğin bir iş vardır.sevgiliyle de eve bırakana kadar konuşmaz,bir daha maça davet etmeyeceğine yemin edersin..