istanbuldayken özlediğim ama burdayken de sıkıntıdan patladığım memleketim.
çok büyük olmamasına rağmen nüfüsuna göre gelişmişlik standarları yüksek, büyük şehir olma yolunda ilerlemekte olan il. nüfusu özellikle ikinci ordu lojmanlarının yapılışı ve inönü üniversitesinin kuruluşuyla artmıştır.
çok fazla kadın olmadığı söylenmiş peki bunca nüfus nerden geliyo diye bir düşünce belirdi ben de. ayrca öyle anlatıldığı gibi alışveriş merkezleri falan da yok inanmamak lazım böyle dedikodulara.
bir üniversite öğrencisinin(hele de büyük şehirlerden birinde okuyorsa) zaman geçirmesinin zor olacağı kesin malatya da. birkaç sinema denilen sadece iki sinema ki biri şu an kullanılmamakta.
ama şimdiye kadar gördüğüm şehirler içinde en fazla su miktarına sahip il sanırım. şehir merkezinde her yerde bir çeşme, küçük su havuzu ya da yapay şelale görme şansınız var. ayrıca içindeki su kanalı da doğrudur. her ne kadar o su kanalının içinde ne ararsanız olsa da
(°bkz: su kanalındaki horoz)
ermenilikle suçlanması da kesinlikle asılsızdır. eskiden ermeni nüfusun olduğu doğrudur, bu ermenilerin yanıbaşlarındaki türklerle arkadaş dost hatta akraba olduğu açık ama yeni kuşak ermenilerin malatya da yaşamamaları, büyük şehirlere göç etmelerinden ve yaşlı ermenilerin artık hayatta olmamalarından dolayı ermeni nüfus kalmamıştır.
ucuz bir şehirdir. iki maaşlı bir aile 10 yıl içerisinde hem ev hem de araba alabilirler. çoğunluk da ya memurdur ya da kayısıcı.
kozmopolit şehir kelimesinin benim için en çok anlam ifade ettiği şehirdir.içinden hem aşırı sağ, hem aşırı sol akımların lider denilebilecek adamları çıkmış, 2 cumhurbaşkanı, 2 azılı katil, bildiğim 2 süper komedyen, pekçok profesör çıkarmış, sulak bereketli topraklar üzerine kurulmuş (°bkz: küresel ısınma)(°bkz: aman), son yıllarda muhafazakar kimliğe bürünmüş güzel şehir.
8 aydır üzerine defalarca sunum, proje, plan** yaptığım şehirdir.
biri gelse sorsa demografik, ekonomik, sosyo-ekonomik, sosyal ve kültürel tüm bilgilerini aklımdan sayabilecek kadar içli dışlı olduğum bu şehre 8 ay öncesine kadar hiç gitmemiştim. şimdiyse hakkında bir malatyalıdan daha fazla bilgi sahibi olduğum bu ilin valisiyle tanıştım, kimi ilçelerin belediye başkanlarıyla görüştüm sonradan sağolsunlar onlar da bizim okula kadar geldiler proje hakkında görüşlerini bildirmek için. *
aylar sonra gelen edit:
hakkında pek fazla bilgi vermediğimi farkettirmiş şehirdir, ayrıca transkriptime bir aa bir ba eklettirmiştir. allah razı olsundur.
içinde pek bir şey yoktur aslen, tarihi mekan anlamında belki çok yapıya sahiptir ama kıymeti bilinmemiştir. eski malatya merkezi olan battalgazi ilçesinde bulunan kervansaray sıva ile pek güzel(!) restore edilmiştir.
hekimhan halkı diğer muhafazakar malatyalılardan ayrıdır, tüm ilçelerin muhafazakar görünümü tavandayken hekimhandarende özel ilgi alanımızdı, malatya genelinde olduğu gibi burada da tarihi eserlerin kıymeti bilinmemektedir. tiryandafil isimli 3 yıldızlı çok güzel bir otele sahiptir, yıldızına bakmayın pek rahat pek yahşidir.
tiryandafil ismi, 30 yapraklı gül demektir, darende isminin de buradan geldiği sanılmaktadır.
balaban darende" title="(bkz: a gittiğinizde her sofrada bulunan içki şişeleri ve etrafta cami bulunamaması buna delalet etmektedir. ayrıca olur da bir cami bulursanız kapısında aylar önceden takılmış paslı bir kilide de rastlayabilirsiniz.
darende özel ilgi alanımızdı, malatya genelinde olduğu gibi burada da tarihi eserlerin kıymeti bilinmemektedir. tiryandafil isimli 3 yıldızlı çok güzel bir otele sahiptir, yıldızına bakmayın pek rahat pek yahşidir.
tiryandafil ismi, 30 yapraklı gül demektir, darende isminin de buradan geldiği sanılmaktadır.
balaban darende)">a gittiğinizde her sofrada bulunan içki şişeleri ve etrafta cami bulunamaması buna delalet etmektedir. ayrıca olur da bir cami bulursanız kapısında aylar önceden takılmış paslı bir kilide de rastlayabilirsiniz.
darende özel ilgi alanımızdı, malatya genelinde olduğu gibi burada da tarihi eserlerin kıymeti bilinmemektedir. tiryandafil isimli 3 yıldızlı çok güzel bir otele sahiptir, yıldızına bakmayın pek rahat pek yahşidir.
tiryandafil ismi, 30 yapraklı gül demektir, darende isminin de buradan geldiği sanılmaktadır.
balaban darendeye bağlı bir ilk kademe belediyesidir, kerpiç tarihi evleri vardır ve acilen koruma altına alınması gerekir, giderseniz görürsünüz. ilgili entry için: @250528 merkez, şehrin nüfusunun yarısını içinde barındırır, 450bin küsür nüfusa sahiptir ama içine girdiğinizde milyon kişi yaşıyormuş gibi hissedersiniz çünkü her daim kalabalıktır, bayanların tacize uğrama ihtimali tecrübe edilmiştir, ama her şehirde vardır böyle öküzler. buradan hediyelik kuru kayısı, günkurusu, pekmez gibi şeyler alabilirsiniz.
devamı gelecek..
gittim,gördüm fabrika bile kurdum diyebilceğim şehir.
malatya eşrafından biri adına organize sanayi bölgesine boyama fabrikası kurduk.
fabrikasını kurduğumuz adam malatya çarşısında bir demirciydi ve 1 milyon doları vardı.şimdi bizi aldılar mangal vadisi deni,len bir yere götürdüler yemeğe adamın biraç ahbabı daha geldi ve onlarda dolar milyonerleriydi ve bildiğiniz eşraftı.(bu olaylar 2002 senesinde olmaktadır)
böyle küçük hayat süren insanların böyle büyük paralara sahip olmasına anlam veremedik ve bütün şehrin gömü bulduğunu düşündük o zaman.
şehire gelince doğuda gördüğüm kent hayatı olan heralde tek şehir.planlı,kanal boyu var yürüyorsun,kernek var çay içiyorsun,asker çok,kızlar klasik türk kızı,şehirde içki içebilcek bir yer bulamamıştık ama askerlerden öğrendiğimize göre çok sayıda randevu evi varmış.
içki içmek isteyenler elazığ tarafına gitsin.güzel meyhaneler ve pavyonlar var.70 km malatyadan.
onun dışında envai çeşit kayısı var çarşısında ama arabayla giderken dikkat ettim yolda tek bir kayısı ağacı görmedim.darende üzerinden giderseniz karşılaşmıyorsunuz kayısıyla.nerden çıkartıyorlarsa o kadar kayısıyı.
harabe olarak battalgazi denilen yerde üç beş bişi var.ben beydağınada çıktım 1 gün,pötürge tarafları sakat tüfeksiz gitmeyin.
vakti zamanında yavuz sultan selim doğu seferine çıktığında orduyu malatyanın önünde durdurmuştur ve emir vererek çevrede ne kadar eski kilim,halı varsa toplanmasını beklemiştir.ordu ve çevredekilerin şaşkınlığı içerisinde malatya ve civarından eski kilimler,halılar getirilmiş ve yavuz sultan selim'in emriyle malatyanın ordunun geçeceği yola döşenmiştir.bunun sebebini soranlar padişantan şu cevabı almıştır: kimsenin ayağı malatya toprağına değmeyecek, topraktan orduya hasetlik bulaşır.
edit: atatürk büstünden çok şehirde inönü büstü vardır.