insanaların harcayarak para kazandığı daha sonra kazandıkları parayı harcayarak eriye almaya çalıştıkları ve iadesi olmayan e=mc2 ile olayını kaybetmiş olan vasat bi organiztördür
herkes tarafından makinesinin yapılabilmesi istenen kavramdır. halbuki yapılmıştır makinesi ve de kola takılabilecek kadar küçültülmüştür de. (°bkz: kol saati)
2 türlü olduğunu öğrendiğim hede.birisi olayları art arda geliş sırası içinde işaretler,diğeri ruhun yaradılışından sonra ortaya çıkmıştır ve ruhun değişmediği durumlarda zaman bilinmez olur, örneğin uyurken!
bir otobüs yolcusu ankaraya giderken 6 saat cehennem gibi sıkıcı ve hiç bitmez gibi geçerken; herhangi bir bilgisayar oyunu oynayan bir genç için aynı dönem ve aynı andaki 6 saat su gibi geçmektedir..zaman'ın içinde kurt deliklekleri olduğu ve bu deliklerden zamanda geri gidilebiliceği teorisi ortaya atılmıştır.ayrıca e=mc formülü ise ışık hızının karesi hızına ulaşıldığında maddenin soğurup enerjiye dönüşeceği ve böylece istediği ana gidebiliceği yönündedir.tabi ki hepsi teoremdir..
zaman aslında bir kıyastan ibarettir. bir karsılastırmadan ibarettir. önceki zamanla simdiki zamanın karsılastırmasını yaparken beynimiz , zaman akar.. yani önceki saniyeyi anlamamız suanki saniyeyi yasamamıza baglıdır.yada suanki saniyeyi bir sonraki saniye geldiginde anlamamızdır.zaman bu sekildeki önceki,sonrakii,simdiki tarzında karsılastırmalarla,kıyaslarla tanımlanır. ve bu şekilde akar gider...
bu yüzdendir ki zaman görecelidir. önceki saniyeyi o anki algılama gücünüze göre anlarsınız ve ona göre zamanın hızlı yada yavas olduguna kanaat getirirsiniz.eger zamanın gecmesini istemiyorsanız , bir yere yetişecekseniz örnegin, şüphesizki o telaşla akan zamanın kıyasını yapamaz algılama yeteneginiz etkilenecektir.bu yüzden zamanın nasıl gectigini anlamayacaksınızdır. ama zamanın gecmesini istiyorsanız, sıkılmışsanız ve anayasa hukuku dersindeyseniz örnegin,yine şüphesiz ki beyniniz saniyelere,gecen zamana odaklanacagından daha iyi algılayacagınızdan , kıyaslayacagınızdan zaman gec akar.
sık rastladığınız hikayelerden biridir aslında bu;
"sana 86400 altın vereceğim, sabah 7'de hesabınıza yatıracağım ve ertesi sabah 7'ye kadar bu altınları harcamanızı isteyeceğim. harcayamadığınızı geri getirmeniz gerekmekte bana. acaba bana geriye altın getirir misiniz?"
bu hikayede cevap genelde "hayır , hepsini harcarım".
aslında sorgulanan zamandır, bir günün 86400 saniyeden ibarettir ve her anı değerlidir. her zaman 00.00 'da size verilir ve 00.00'da biter. hergün yenilenir ama birbirinden farklıdır hergün. ve yaşamalıyız her anını, saniyesini. kullanmayı, değerlendirmeyi, kendimizi ona göre yönetmeyi bildiğimiz sürece her isteğimize vakit ayırdığımızı ve herşeyi yapabildiğimizi göreceğiz.